İcra ve İflas Kanunu, takip sürecinin çeşitli aşamalarında kesin süreler öngörmüştür. Bu sürelere uyulmaması, tarafların önemli haklar kaybetmesine yol açabilir.
Borçlu açısından en kritik süre, ödeme emrine itiraz için tanınan yedi günlük süredir. Bu süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü de belirli bir süreye tabidir.
Alacaklı açısından ise itirazın iptali davasının açılması için bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür; itirazın kaldırılması talebi için ise bu süre altı aydır. Her iki süre de itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca takibin bir yıl içinde yenilenmemesi hâlinde dosyanın işlemden kaldırılması söz konusu olabilir.
Haciz isteme süresi de ödeme emrinin kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Satış isteme süresi ise İcra ve İflas Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca haciz tarihinden itibaren bir yıldır; bu süre içinde satış istenip de artırma sonucunda satılamayan mal için, satış isteme süresi aynı alacaklı bakımından bir yıl daha uzar.
Bu sürelerin somut dosyaya göre doğru hesaplanması, hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
İlgili Mevzuat
- İcra ve İflas Kanunu m.62
- İcra ve İflas Kanunu m.67
- İcra ve İflas Kanunu m.68
- İcra ve İflas Kanunu m.78
- İcra ve İflas Kanunu m.106