Ceza Muhakemesi Kanunu, 'ifade alma' ve 'sorgu' kavramlarını birbirinden ayrı iki işlem olarak tanımlar. İfade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma aşamasında dinlenmesini ifade eder. Sorgu ise şüpheli veya sanığın, hâkim ya da mahkeme tarafından hakkındaki suç isnadı konusunda dinlenmesidir.
Bu ayrımın önemli usuli sonuçları vardır. İfade alma işlemi soruşturma aşamasında kolluk veya savcılık tarafından yürütülürken, sorgu işlemi ancak bir hâkim veya mahkeme huzurunda gerçekleştirilebilir; örneğin tutuklama kararı verilmeden önce şüphelinin hâkim tarafından sorguya çekilmesi zorunludur.
Her iki işlemde de şüpheli veya sanığın susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı geçerlidir. Sorgunun hâkim veya mahkeme önünde yapılması, işlemin güvencelerini artıran bir unsur olarak öne çıkar.
İfadesi alınan veya sorgusu yapılan kişinin beyanları tutanağa geçirilir ve mümkün olduğu ölçüde ses veya görüntü kaydı alınır. Bu kayıtlar, ilerleyen yargılama aşamalarında delil olarak değerlendirilebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
İlgili Mevzuat
- Ceza Muhakemesi Kanunu m.2
- Ceza Muhakemesi Kanunu m.147